Doğal Doğum Desteği

Doğal Doğum Desteği

Dünya Sağlık Örgütü doğumu, doğumun kendiliğinden başladığı ve olağan koşullarda riskin bütün doğum süresince ve doğum sırasında düşük olarak seyrettiği süreç olarak tanımlamaktadır.

Doğal doğum, doğumun tıbbi müdahale olmaksızın gerçekleşmesi anlamına gelir. Doğum eylemi esnasında tıbbi müdahale yapılması doğumu müdahaleli doğuma dönüştürür.

Büyük Anadolu Hastanesi olarak amacımız, anne ve bebeğin güvenliğini gözeten bir yaklaşımla mümkün olan en az müdahale ile sağlıklı bir şekilde doğum sürecini tamamlamalarını ve ailenin doğumu hatırlayacakları pozitif bir deneyim olarak yaşamalarını  sağlamaktır.

 Doğuma destek olanların tutum ve yaklaşımları doğumun ya normal fizyolojik bir doğum olarak gerçekleşmesini, ya da ileri teknoloji kullanılan tıbbi bir işlem olarak gerçekleşmesini sağlar.

Doğumun tıbbileşmesi süreci ilerledikçe, önceden “normal” bir hayat deneyimi olan doğum,  “anormal” ve yönetilen bir sağlık sorununa dönüştü.

Tıbbi endikasyon olmaksızın vajinal doğum açısından riskin düşük oluğu gebelere  yapılan sezaryan , cerrahi risklere bağlı olarak anne ölümlerini artırmaktadır.

Sezaryen, doğum sonrası enfeksiyon ve kronik ağrı sorununu geliştirir.  Bunun yanında tekrarlayan sezaryen doğumlar olabilmekte, plasental komplikasyonlara bağlı olarak kanama, histerektomi,  anne yada bebek ölümü görülebilmektedir. Bunun sonucu olarak  annede psikolojik sorunlar gelişir. Bebeğini kaybeden annenin diğer bebeğe bağlanması da engellenir ve kadının doğumu, saygınlığı olmayan ya da travmatik bir süreç olarak algılamasına neden olur.

Sezaryen doğumların artması Plasenta (eş) anomalilerine de neden olur. Plasenta anomalileri  ilk doğumda %1 iken sezaryen doğum sonrası %3 tür.

Kanada da yapılan bir araştırma da sezaryen doğum yapan annenin vajinal doğum yapan annelere göre bebekleri ile temas düzeyleri istenenden daha düşük olup bebeklerini kucaklarına alma zamanları daha geç, doğum sonrası emzirme oranları daha az, mama kullanımı ve emzik kullanımının daha çok olduğu görülmüştür.

Sezaryen doğumun yeni doğan da solunum sıkıntısı, sonraki gebeliklerde de erken doğum meydana gelme riski vardır.

Sezaryen doğum yeni doğan da yaş akciğer hastalığına neden olurken, spontal vajinal doğumlar da  bu risk daha azdır.

Normal doğum ile aktive olan bağışıklık mekanizması sezaryen doğumlarda etkinleşemediği için son yıllarda astım görülme sıklığının da sezaryen doğumlara bağlı olabileceği düşünülür.

Yeni doğan döneminde yaş akciğer hastalığı tanısı almış çocukların sonrasında çocukluk çağı astım tanısı alma olasılıkları da artmaktadır.

Doğum eyleminin yarattığı stres, annenin ve fetusun glutatyon düzeyini yükseltmektedir. Glutatyon düzeyinin artışı fetüsü kansere karşı korur. Ancak bu korunmanın sezaryen doğumlarda oluşmadığı tam tersine sezaryen doğumlarda yeni doğanın antioksidan (kanserden koruyan madde) rezervlerinin tüketildiği görülmüştür.

Sezaryen doğum sonrası meydana gelen gebeliklerde artmış ölü doğum riskine dair çalışmalarda bulunmaktadır.

OECD ülkeleri arasında vajinal doğum yüzdesi en düşük olan ülke Türkiye‘dir. Türkiye’nin vajinal doğum yüzdesi 2015 yılı için %48.9 dir.

Sezaryen doğum yöntemi vajinal doğumun alternatifi değildir. Gerçekte sezaryen; vajinal doğumun güvenle tamamlanmasının mümkün olmadığı durumlar söz konusu ise veya vajinal doğum ile birlikte anne ve bebek ölümünde artmış risk varsa ve bir cerrahi yöntem olarak yol açtığı riskler sağlayacağı yarardan çok ise uygulanması gereken bir müdahaledir.

Büyük Anadolu Hastanesi Gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemde fizyolojik doğumun desteklenmesi kadının bedeni üzerindeki kontrolünün sağlanması ve kadınların bu sürece dair tam bilgilendirilmiş olarak isteklerini ve rızalarını açıklayabilmeleri gerektiği felsefesini benimser.

Unutmayalım ki kadınlar ve bebekleri doğum için gerekli içsel zekaya sahiptirler. Bebekler doğum sırasında her şey in farkında olan duyarlı insanlardır.

Bir kadının doğum yapmak ve bebeğine bakmak için ihtiyaç duyduğu güven ve beceri kadına doğum öncesi sırası ve sonrasında Büyük Anadolu Hastanesi tarafından sağlanır.

Her kadın sağlıklı ve olumlu duygular içerisinde doğum yapma, kendisine iyi bakılacağına ve güvende olacağına, duygusal iyilik haline mahremiyetine ve kişisel tercihlerine saygı gösterileceğine inandığı bir ortamda doğurma hakkına sahiptir.

Bu bağlamda Büyük Anadolu Doğum Okulu sosyal sorumluk göstererek kendisine 9 ay 10 gün gibi uzun bir yolculukta yol arkadaşı olacak onu güvenle doğuma hazırlayacak doğum destekçileri yetiştiriyor.

Bütün sağlık çalışanlarını, ebeleri, hemşireleri, psikologları, diyetisyenleri, fizyoterapistleri, Sağlık bilimleri fakültesi mezunlarını ve son sınıf öğrencilerini bu projede paydaş olmaya çağırıyor.

Gelin gebelerimizin elinden tutalım. Onlara güvenli doğal doğum yolunda yalnız olmadıklarını hissettirelim. Gelin bu mucizevi yolculuk da ışığımız ve sevgimizle onların hoş anılarına dokunalım. Doğum ağrısı patolojik değil normal bir ağrıdır. Onlara bu ağrıyla nasıl baş edebileceklerini öğretelim.

                                                                                                              Dr. Canan Süleymanoğlu